Havza sınırları içerisindeki tarımsal faaliyetlerde azotlu gübrelerin yoğun olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. Azotlu gübrelerin suda oldukça hareketli olmaları göz önüne alındığında tarımsal faaliyetler sonucunda oluşabilecek kirlilik adına önem teşkil etmektedir. Türkiye genelinde en yoğun kimyasal gübre tüketimi yapılan bölgelerimiz (20.000 ton ile 114.000 ton arasında değişim gösteren azot miktarı) ile karşılaştırıldığında Van Gölü havzasında yapılan uygulamalar oldukça sınırlı kalmaktadır.
Bitlis ve Van Tarım İl Müdürlükleri tarafından tespit edilen tarımsal arazilerdeki hektar başına yapılan ortalama azot uygulamaları aşağıda özetlenmiştir. Sulanabilir Araziler ve bu ölçekte yapılan gübre uygulamaları ve Tarım İl Müdürlüklerince tespit edilen hayvancılık faaliyetleri ve bunun sonucunda oluşması öngörülen organik gübre uygulamaları göz önüne alındığında oluşacak toplam azot ve fosfor miktarları aşağıda özetlenmiştir. Van ve Bitlis illerinde meyve, sebze, tarla ve endüstri bitkilerinde çeşitli hastalıklar mevcuttur. Hastalıklarla mücadele amacıyla kullanılmakta olan zirai mücadele ilaçlarının yıllık tüketim miktarları aşağıdaki tabloda verilmektedir.
Azot ve Fosforun doğru oranda ve en uygun zamanda uygulanması artık azot ve fosforu önemli ölçüde azaltabilir. Bunu gerçekleştirebilmek için gübrenin besin içeriğini bilmek ve araziye eşit bir şekilde uygulamak daha iyi uygulama planlarından biri olacaktır. Bunu destekleyici bir çerçevede
çiftçilerin En İyi Uygulama Planlarını (EUP) uygulamaları konusunda eğitilmeleri de gerekmektedir.
Euplarının temel bileşenleri şu maddeleri içerir:
tarımsal yük oranları
hayvan gübresinin gelişmiş yönetimi
damlatma veya püskürtme gibi daha iyi ve daha ekonomik sulama uygulamaları
geliştirilmiş toprak azot testi
tampon bölgeler
sulak alan koruması
arazi eğim sınırlamaları
toprak koruma uygulamaları ve diğer arazi sınırlamaları
hayvan gübresinin sıvı olarak surum esnasında toprağa verilmesi
Van ve Bitlis illerinde EUP çerçevesinde yapılabilecek uygulamalar sonucu tarımsal uygulamalardan kaynaklanan kirliliğin aşağıda belirtilen seviyelere indirilebileceği öngörülmüştür.
|
|
|
|